İsmet Değirmenci’nin “Bul Beni” başlıklı yeni kişisel sergisi geçtiğimiz günlerde Brieflyart Galeri’de açıldı. 

Sanatını insan-doğa ilişkileri üzerine yoğunlaştıran İsmet Değirmenci, “Bul Beni” sergisinde ada metaforlarıyla sorguladığı yaşamı; kendini bulma, uzaklaşma, yeni bir yer ve yaratma kavramları üzerinden ele alarak içinde bulunduğumuz distopik düzene karşı bir ütopya olarak yeniden oluşturuyor. 16. yüzyılda dünya keşiflerine katılan haritacı ressamların uzun yolculukları boyunca sevgilileri için çizdikleri “olmayan” adalar gibi, sanatçı da kendi düş adalarını çiziyor.

Mürekkep Söyleşiler’de bu hafta İsmet Değirmenci ile “Bul Beni” başlıklı yeni kişisel sergisini konuştuk.

 “Bul Beni” başlığı altında, bulunma ve kaybolma ikilemi nasıl ifade ediliyor? Bu ikilemi serginizin bütünüyle nasıl birleştirdiniz?

Bul beni kavramı, distopik yeni dünya düzenindeki bireyin varoluşu üzerinden kendini bulma, nefes alma, kendini yeniden gerçekleştirmek için ada metaforlarını kullanıyorum.

“Bul Beni” sergisi, insan-doğa ilişkisinin araştırılması üzerine nasıl bir odaklanma sağlıyor? Bu ilişkiyi bulmak ve ifade etmek sizin için ne anlam taşıyor?

Resimlerimdeki doğa olgusu, doğaya dışarıdan bir manzara olarak bakıp duygulanmak değil doğanın içinde olma ve onun sorumluluğunu taşıyarak doğayla uyumlu yaşam üzerine kurduğum ilişkiler sanatımın temelini oluşturuyor. İnsanı ise doğadaki varlığının nedeni üzerinden ontolojik bir sorgu olarak ekliyorum.

“Göç Portreleri” başlıklı büst serinizdeki ifade dili, göç temasını nasıl iletiyor? İnsan figürlerinin mimikleri ve duruşları, bu büstlerdeki hikayeyi nasıl anlatıyor?

Göç portreleri adaya denizden gidenlerin ve gelenlerin yüzleri olarak yansıdığı fakat kim olduğunu bilmediğim bu yüzler çalışmaya başladığımda kendiliğinden beliren özellikle kil kullanıp sonrasında pişirdiğim ve aynı zamanda her bir yüzü birer ada olarak düşünüp denizin içindeymiş gibi düzenledim. İfadeleri tabii ki hüzünlü ama sabit bir şekilde karşıya bakan dik durmaya çalışan portreler…

Eserlerinizdeki adalar arasındaki geçişler, yaşamın sürekli değişen doğasını nasıl temsil ediyor?

Geçişleri ve değişimi insan varlığının kendini sürekli yenileyen ve ekleyerek çoğaltan bir organizma olarak görüyorum. O nedenle adaya kendini gerçekleştirmek ve özgürleşmek için şehirden kopup gelenlerin adada yeniden bir varoluşu olarak düşünüyorum.

“Yalnızlık haritaları” üzerine çalışırken, insanların içsel dünyalarını harita üzerinde nasıl ifade etmeye çalıştığınızı düşünüyorsunuz? Bu haritaların size ifade ettiği duygusal katmanlar nelerdir?

YukarIda söz ettiğim gibi! Bireyin yalnızlığını ve duruş hallerini psikolojik, nedensellik gibi bir kaygı olmadı. Sadece yeni bir varlık – yeni bir ben olarak oradalar.

Şiirinizde geçen “sürgüne gönderiyorum yolunu yitiren kırlangıçları” ifadesi, serginizdeki eserlerle nasıl bir bağlantı kuruyor? Sürgün motifi sizin için ne ifade ediyor?

Şehrin tuzaklarında yani hep bir yetişme telaşı, hız tüketimin nesnesine dönüşmüş parçalanmış benlikleri sürgüne gönderiyorum, kendimde dahil.

Geleneksel sanat anlayışını modern unsurlarla birleştirmek, sizin için nasıl bir yaratıcı zenginlik sağlıyor? Bu birleşim, eserlerinizde nasıl ortaya çıkıyor?

Geleneksel sanat anlayışının, akademik tavrın hep karşısında oldum. Yaşamın deviminimi, hareketi akışı içinde tekrarlara izin vermeyen çağdaş olanı arayan bir sanatçı olarak deneysel, yenilikçi ve entelektüel bir uğraşı seçtim.

Aynı zamanda Yeditepe Üniversitesi’nde ders veriyorsunuz. Öğrencilere yaratıcı süreçlere nasıl yaklaşmaları konusunda rehberlik ediyorsunuz? Yaratıcılığı teşvik etmek için kendi yöntemlerinizi nasıl kullanıyorsunuz?

İlk önce şüpheci ve eleştirel olanı anlatıp tüm disiplinleri sorgulatarak üzerine düşünmelerini bir iktidar dili kullanmadan karşılıklı öğrenme edimi üzerine yani ben öğretirken onlardan da öğrenme, karşılıklı alıp vererek daha eşitlikçi bir eğitimi paylaşıyorum.

Öğrencilere gelecekteki sanatçılar olarak nasıl hazırlanmalarını önerirsiniz? Sanat dünyasındaki değişen dinamiklere uyum sağlamak için onlara hangi tavsiyeleri verirsiniz?

Ben öğrencilere bir şey önermiyorum. Sadece onlara destek olup yol açmaya çalışıyorum

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *